E-2 vizesi için Franchise Yatırımı

Last Update: Kasım 9, 2018

Free Download Our Exclusive E2 Visa Business Guide

Elizabeth: Herkese merhaba. Visa Franchise ve GETS Immigration ile birlikte bu web seminerine katıldığınız için çok teşekkür ederim. Başlamadan önce şunu söylemek istiyorum: Yatırımcılar için göç süreciyle ilgili herhangi bir sorunuz varsa, sohbet odasında sorabilirsiniz; seminarın sonunda tüm soruları yanıtlayacağız. Ya da, info@visafranchise.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Sohbet odasında daha fazla bilgi bulabilirsiniz.Visa Franchise, bir göçmen yatırımcılık danışmanıdır; yani yabancı uyruklu yatırımcıların en iyi franchise’ları bulmalarına yardım ediyoruz. 35’ten fazla ülkeden yüzlerce yatırımcıya yardımcı olduk. Seminere göçmen yatırımcılar için mevcut olan seçenekleri inceleyecek olan Brian Getson ile başlayacağız. Burada olduğun ve bize katıldığın için çok teşekkürler Brian. Sözü sen alabilirsin, sunumunu ekrana getiriyorum.

 

Brain: Çok güzel. Bugün beni ağırladığınız için çok teşekkürler, Elizabeth ve Visa Franchise. Adım Brian Getson; Philadelphia, Pensilvanya’daki Getson & Schatz hukuk bürosunda çalışıyorum ve Amerika Birleşik Devletleri’nde E-2 vizesi başvurusu yapmak isteyen kişileri temsil ediyoruz. Göç federal bir yasa, yani ABD’nin herhangi bir yerinde, E-2 vizesine hangi eyalette başvururlarsa başvursunlar onları temsil edebiliriz. Uzun süredir göçmenlik hukuku üzerine çalışıyorum, 24. yılıma gireceğim. Şirketimiz yatırımcılar için pek çok E-2 vizesi davasını yönetti. 2018 yılında, göçten söz etmeye başlamanın tek bir yolu var, o da Başkan Trump’la başlamak. Biliyorsunuz, pek çok potansiyel müşterinin korku ve endişe içinde olduğunu görüyorum. ABD’ye göçle ilgili gelişmeler hakkında söylentiler ve yanlış anlaşılmalar var.

 

Şüphesiz ki haberlerde sürekli olarak Başkan’ın duvarlar inşa ettiğini, kafilelerle uğraştığını ve yasa dışı yabancıları sınır dışı etmeye çalıştığını duyuyorsunuzdur. Herkese şu mesajı ulaştırmak istiyorum: ABD 2018’de de yatırımcıları memnuniyetle karşılamaktadır. E-2 vizesi için yasal süreç değişmedi; yasalar hala aynı ve E-2 vizeleri hala dünya çapında konsolosluk görevlileri ve ABD’deki göçmenlik bürosu tarafından onaylanmaya devam ediyor. Yani ABD’ye gelip yatırım yapmak ve burada yaşayıp çalışmak istiyorsanız, E-2 vizesi hala son derece geçerli bir seçenek. Kısacası mesajım yatırımcıların 2018’de de memnuniyetle karşılandığını.

 

E-2 vizesinin ne olduğundan genel olarak bahsetmek gerekirse; bu ABD’de yasal olarak bir şirket açmak ve o şirket için çalışmak üzere Amerika’ya gelmek için alınan vizedir. Yani yabancı bir şirket için çalışmaya gelecekseniz bu vize geçerli değil. ABD’de bir şirket açacaksanız, şirketin sermayesinde payınız olacaksa ve bu şirket için çalışacaksanız geçerli. Ve franchise’lar bunu yapmak için harika bir yol. Bir franchise vasıtasıyla E-2 almak son derece dolambaçsız bir şey. E-2 vizeniz olduğunda kısıtlama olmaksızın seyahat edebilirsiniz. Vizenin geçerliliği, ülkelere göre farklılık gösterir. Bazı ülkelerde geçerlilik süresi diğerlerine göre daha uzundur, bazı ülkeler sınırlı sayıda girişe izin verir; yani kısıtlama olmaksızın seyahat dediğimizde şunu kastediyoruz, bazı ülkeler için kuracağınız işin niteliğine ilişkin kısıtlamalar olabilir ama genel olarak, çoğu ülkede beş yıllık çoklu giriş vizesine sahip olacaksınız.

 

Şirket için çalışacak sizinle aynı milletten elemanlar ile karınız ve 21 yaş altı çocuklarınızı yanınızda getirebilirsiniz. E-2 göçmenlik vizesi değildir. Yani vize bitiminde ülkenize geri dönmek niyetinde olmanız gerekir. Fakat aynı zamanda, işinizi yürütüp başarılı olmaya devam ettiğiniz, E-2 vizesi gerekliliklerini karşıladığınız sürece, ABD’de süresiz olarak kalabilirsiniz. Kısacası ABD’deki durumunuzu korumanız ve gerektiğinde vizenizi uzatmanız yeterlidir. Bu anlamda vize, bir seyahat yoludur. Size ABD’ye giriş ve çıkış hakkı tanır. Bu normalde her iki ülkeden beş yıllık geçerlilik süresi demektir. Vize durumunuz ülkeye giriş yaptıktan sonra ABD’de ne kadar kalmanıza izin verildiğine göre belirlenir ve E-2 vizesi için bu iki yıldır. Bu mesele I-94 denen kart ile düzenlenmektedir. E-2 geçici bir çalışma vizesidir, yeşil kart almanızı sağlamaz ama eğer şartları sağlıyorsanız başka yollarla yeşil kart başvurusunda bulunabilirsiniz.

Örneğin, gerekli yatırım miktarının çok daha yüksek olduğu EB-5 yatırımcı vizesi vardır ama E-2 vizesi EB-5 vizesinin yolunu açabilir. Eğer size sponsor olabilecek bir aile bireyi varsa, bu süreç E-2 vizeniz varken de yürütülebilir. “Ulusal çıkardan feragat” (national interest waiver) aracılığıyla yeşil kart başvurusunda bulunabilirsiniz. Yani E-2 vizeniz varken yeşil kart başvurusunda bulunmanın farklı yolları var. Fakat yine de, E-2’nin amacı geçici olarak ABD’de yaşamak ve çalışmaktır. Şimdi, E-2 vizesi almak için temel gereklilikleri gözden geçireceğiz. Bunlardan en temeli, ABD ile anlaşmaya sahip bir ülkenin vatandaşı olmanız gerekliliği. ABD Dışişleri Bakanlığı web sitesinde anlaşmalı ülkelerin listesi bulunuyor. Yatırımcı vizesi olan E-2 ve ticaret vizesi E-1 için farklı anlaşmalar var.

 

Yani, ülkenizin E-2 anlaşması olan ülkeler listesinde olduğundan emin olmak için web sitesini kontrol etmelisiniz. Eğer çifte vatandaşlığınız varsa ve iki pasaportunuz bulunuyorsa, E-2 vizesine hangi uyruğunuzla başvurmak istediğinizi seçebilirsiniz. Elbette daha iyi bir karşılıklılık programına sahip olan uyruğunuzu seçmelisiniz. Bununla daha önce bahsettiğim şeyi kastediyorum: vize geçerlilik süresi, izin verilen giriş sayısı gibi şeyler. Eğer bir ülke daha avantajlı bir karşılıklılık programına sahipse,  E-2 vizesine başvurmak için o uyruğu kullanın. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri içinde bir statü değişikliği başvurusunda bulunursanız, ülkeye giriş yaparken kullandığınız pasaportun vatandaşı olarak başvurmak zorundasınız. Bu aklınızda tutmanız gereken bir şey, birazdan nereye başvuracağınız hakkında konuşacağız ama kısaca, ABD içindeki başvurularda sadece ülkeye giriş yaparken kullandığınız pasaporta göre başvuru yapabilirsiniz. Ayrıca bu pek yaygın bir durum olmasa da, eğer işletmenin en az %50’sine sahiplerse ve işi geliştirip yönetiyorlarsa, farklı milletlerden birden fazla kişi aynı işletme mülkiyeti altında E-2 vizesine başvurabilir.

 

E-2 vizesi başvurusu için ikinci önemli nokta şu: Aday işletmenin kâr amaçlı olarak ticari mal ya da hizmet satıyor olması gerekiyor. Yani yine, bir franchise’a yatırım yapmak, E-2 vizesi almak için mükemmel bir yol. Bana gelen pek çok müşteri, E-2 vizesi almak için satın alacak bir işletme bulmakta zorlanıyor. Visa Franchise bu pazarda gerçekten önemli bir ihtiyacı karşıladı; sizin için uygun olan bir franchise bulmanıza yardımcı oluyorlar. Biliyorsunuz, bu franchise’ların hepsi, kâr amaçlı ticari mal ya da hizmet satıyorlar. Bu yüzden pek çok müşterimi onlara franchise bulmakta yardımcı olmaları için Visa Franchise’a yönlendiriyorum. Çünkü biliyorsunuz, bu ticari mal ya da hizmet satan bir işletme bulmanın gerçekten kolay bir yolu. E-2 başvurusu yaparken, Amerika Birleşik Devletleri’ne gelip işletmek istediğiniz iş yerinin ne olduğunu açıklamanız gerekiyor. Franchise anlaşmasını, franchise veren şirketin size vereceği mali açıklamaları ve işin tabiatını açıklamak için franchise hakkında arka plan bilgilerini başvurunuzla birlikte sunmalısınız.

 

Ayrıca biliyorsunuz, herhangi bir bölgede çalışmak için E-2 vizesi başvurusunda bulunabilirsiniz. Mesele bir vakada, bir müşterim Lancaster, Pensilvanya’da yaşamak istiyordu ve Visa Franchise ona yardımcı oldu. Biliyorsunuz, orası çok büyük bir metropol falan değil ama Visa Franchise, Lancaster, Pensilvanya’da bir franchise bulmalarına yardım etti. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nde nerede yaşamak isterseniz isteyin, orada yaşamak için bir franchise bulabilirsiniz. Eğer nerede yaşayacağınız çok önemli değilse, o zaman işletip yönetmek için ilginizi çeken en uygun franchise’ı arayabilirsiniz ve herhangi bir yerde yaşayabilirsiniz.  Örnek işletme türleri, restoranlar, araba yıkama servisleri, kuru temizlemeciler, saç bakımı salonları ve benzeri yerler. Neredeyse tüm franchise’lar ticari mal ya da hizmet satma şartını yerine getiriyor olacaktır. Böylece coğrafi bölgeye ve işletmek istediğiniz iş yeri türüne bakıyor olacaksınız ve hangi franchise’a yatırım yapmak istediğinize karar vereceksiniz. Franchise veren şirketle birlikte çalışacak ve E-2 vizesi için başvuruda bulunduğunuzdan emin olmalarını sağlayacaksınız. Ayrıca bu, evden yürütülen bir iş olamaz. Başka bir deyişle, eBay’den satış yaparak E-2 vizesi alamazsınız.

 

Üçüncü ana nokta, yapacağınız yatırım, E-2 işletmesini satın alma ve işe başlatma maliyeti açısından kayda değer bir miktarda olmalı. Bilirsiniz, potansiyel E-2 yatırımcılarının en çok sorduğu soru, “Ne kadar yatırım yapmam gerek?” oluyor. Bu sorunun cevabı şu: Yasalara göre belirli bir cevap yok, ne kadar çok yatırım yaparsanız o kadar iyi. Yani yatırım miktarınız ne kadar yüksek olursa, E-2 vizesi alma şansınız da o kadar artar çünkü daha çok para yatırıyorsanız, konsolosluk görevlisi işletmenin gerçek ve meşru olduğuna, gerçekten çalışacağına inanacaktır. Neyin kayda değer bir miktar olduğunu belirlemek için, orantılılık testi denen test yapılır; toplam yatırım miktarını, toplam maliyetle karşılaştırırsınız. Ben müşterilerime 100.000 doların iyi bir yatırım miktarı olduğunu söylemeyi tercih ediyorum. Bu başlangıç yatırımıyla genellikle iyi bir franchise satın alabilirsiniz. Bu miktarda yatırım yapacaksanız, %75-%100 oranında yatırım yapmalısınız. Oran ne kadar azalırsa, yatırım miktarı o kadar yüksek olmalı.

 

50.000 dolarlık bir yatırımla, %90-%100 arasında bir orana ihtiyacınız var. Eğer bir milyon dolar yatırım yapıyor olsaydınız, muhtemelen sadece %60 yatırım yapmanız yeterli olacaktı… Pardon, eğer toplam yatırım 1 milyon dolarsa, o zaman %60 oranında bir yatırım yapmanız yeterli olabilir ve kalan miktar için başka insanlar yatırım yapabilir. Ama franchise satın alma durumunda, genellikle 100.000 dolarlık bir yatırımdan bahsediyor oluyoruz ve bu miktarı ne kadar arttırırsanız, onaylanma şansınız o kadar yüksek olur. Yine çoğu franchiseda yatırımı %100 siz yaparsınız. Yani iş oldukça basit bir hal alır. Hedefiniz 100.000 dolarlık bir yatırım olmalı. Yatırım ne kadar yüksekse durum o kadar iyi ama bu miktardan az bir yatırım da kesinlikle gerçekleştirilebilir.

 

Bir sonraki ana nokta; sermaye ya yatırılmış olmalı ya da aktif olarak, bir ABD işletmesine yatırım yapma sürecinde olmalısınız. Bir avukat olarak, müşterilerim için riski en aza indirmek isterim. Eğer kalkıp bir franchise’a tüm miktarı yatırırsanız ve E-2 vizesi başvurunuz reddedilirse, yani parayı yatırmış ve vizeyi alamamış olursanız, gelip ABD’de çalışmanıza izin verilmediği için dönüp franchise’ı satmak zorunda kalırsınız. Bu riskten kaçınmanın bir yolu, vize onaylanmadığı takdirde yatırımınızı kaybetmemek için, yatırımı E-2 vizesinin alınması şartına bağlamaktır. Bu, franchise veren şirket ile konuşmanız gereken bir konu. Çoğu franchise için bunun uygun olduğunu düşünüyorum; onlar franchise satmak istiyorlar, siz de E-2 vizesi alabilmek için bir işyeri işletmek istiyorsunuz. Ama aynı zamanda, vizeniz onaylamazsa, paranızı kaybetmek de istemiyorsunuz.

 

Yani yatırım fonunuz, işletme başarısız olduğunda riske giriyor olmalı. Başka bir deyişle, işletme tarafından güvence altına alınmış bir kredi alamazsınız çünkü o zaman eğer işletme başarısız olursa, kişisel olarak paranızı kaybetmezsiniz. Konsolosluk görevlisi ya da göçmenlik bürosuna, işletme başarısız olursa, fonunuzun da risk altında olacağını gösterebilmelisiniz. Yani franchise veren şirkete ödemeyi zaten yaptıysanız, o zaman işletme başarısız olduğu takdirde fonun risk altında olduğu açıktır. Fonu şarta bağlamanın yolu, fonu teslim ederken yediemin senedi denen aracı kullanmaktır.

 

Yani, franchise veren şirket ile bir anlaşma yapacaksınız. Franchise’a yapılan yatırımın maliyeti için gerekli parayı, emanet banka hesabında tutacaksınız. Vize onaylanır onaylanmaz, yediemin sözleşmesi paranın otomatik olarak franchise veren şirkete aktarılmasını gerektirecek. Eğer vize reddedildiyse de, para size, yani yatırımcıya iade edilecek. Kısacası yediemin sözleşmesi fonu risk altında tutmak ama kendinizi vizenin reddedilmesi ihtimaline karşı korumak için mükemmel bir yol. Yatırım kabul edilen fiili franchise satın alma fiyatına ek olarak, bu franchise’ı işler konuma getirirken gerekli olacak masraflar için de banka hesabına para yatırabilirsiniz. Çünkü bildiğiniz üzere, satın alacağınız her franchise’da, franchise ücretine ek olarak yapmanız gereken yatırımlar olacak. Ekipman satın almanız gerekebilir, kira kontratı yapmanız gerekebilir, pazarlama yapmanız gerekecek, işte bu tür şeyler.

 

Eğer şirketin banka hesabında belirli bir miktar ayrılmış paranız varsa, bu fonlar da risk altındaki fonlar olarak kabul edilir. Ayrıca, kirayı da önceden ödeyebilirsiniz; bu miktar da risk altında fon sayılacaktır. Ayrıca biliyorsunuz, konsolosluk görevlisine vizeyi alır almaz işletmenizi açmaya hazır olduğunuzu, ABD’ye gelip hemen işe başlayabileceğinizi gösterebilmeniz gerekli. Franchise satın aldığınızda durum her zaman böyle olacaktır. Bir sonraki önemli nokta, yatırımı ve fonların kaynağını geliştirmek. İlk olarak fonlara ve fonların kontrolüne sahip olmanız gerekli. Bu fonları banka hesabı özetinizde gösterebilmelisiniz. Muhtemelen emanet hesaba banka havalesi yapacaksınız ve paranın tamamı erişilebilir durumda olmalı.

İkinci olarak, paranın meşru kaynaklardan geldiğini kanıtlamanız gerekli. Başka bir deyişle, yatırım için gerekli fonu, uyuşturucu tacirliği, silah kaçakçılığı ya da banka soyarak falan elde etmediğinizi göstermelisiniz. Yani paranın nereden geldiğini göstereceksiniz. Çoğu durumda para maaşınızdan, işinizden, yatırımlarınızdan ve tasarruflarınızdan geliyor olacaktır. Fonları ayrıca hediye, miras, mülk satışı, ipotek gibi yollarla da elde etmiş olabilirsiniz. Kısacası paranın kaynağını gösteren kayıtları göstermelisiniz. Göçmenlik bürosuna işyerinizin vergi beyannamesini, bordro kaydınızı, gelir beyannamenizi, yatırım beyanlarınızı, eğer mirasçıysanız miras belgelerini ve benzeri şeyleri göstermelisiniz. Bu sadece beyanlarınızı çok iyi belgelendirmeyle ilgili bir mesele. E-2 başvurularında fonlarınızın nereden geldiğiyle ve satın aldığınız işletmenin yapısıyla ilgili şeyleri çok iyi belgelendirmeniz her açıdan son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir başvuruda bulunmalısınız ve göçmenlik avukatının rolü de, bunu yapmanıza yardımcı olmaktır. Konsolosluk görevlisiyle görüşmeye gitmeden önce her şeyin en ince her ayrıntısına kadar doğru olduğundan emin olmalısınız.

 

Bir sonraki ana nokta, işi geliştirmeniz ve yönetmeniz gerekliliği. Bunu yapmanın gerçekte iki yolu var. İlkinde, işletmenin en az yüzde %50’sine sahipsinizdir. Franchise’lar söz konusu olduğunda durum neredeyse her zaman böyle oluyor. Hatta çoğu durumda, işletme %100 size ait oluyor. Eğer en az %50 mülkiyetiniz yoksa, idari kontrol sizde olmalı. Fakat dediğim gibi, franchise sahibiyseniz zaten işletmenizin en az %50’sine ve çoğu durumda %100’üne sahip olacaksınız. Yasal bakış açısından bakarsak, işletmeyi kendi adınıza almak istemezsiniz. Bir ABD şirketi kurmayı ve o şirketin %100’üne sahip olmayı tercih edeceksinizdir. Daha sonra şirketiniz, franchise veren şirketle anlaşma yapacak. Bu size sorumluluk açısından koruma sağlar. Bu durumda örneğin biri mağazanızda kayıp düşer ve yaralanırsa, kişisel olarak sorumlu tutulmazsınız. Böyle bir durumda sadece işletmenin varlıklarının peşine düşebilirler, kişisel olarak sizin değil. Yani franchise’ı bir şirketin satın almasını sağlamak, sorumluluk koruması kazanmak için iyi bir yoldur.

 

E-2 vizesine başvururken, idari becerilere sahip olmak yararlı olacaktır. Bu elzem bir şey değil elbette, herhangi bir arka plandan gelen herkes, E-2 vizesi almaya hak kazanabilir. Ancak yine de, idari becerileriniz varsa, konsolosluk görevlisine işletmeyi geliştirip yönetebilecek biri olduğunuzu göstermek için sizin için iyi olur. E-2 vizesi aldığınızda sadece E-2 işletmesi için çalışabilirsiniz, başka bir yerde çalışma izniniz yoktur. Ancak eşiniz açık piyasa çalışma izni alabilir, buna EAD (çalışma izni belgesi) denmekte. Böylece eşiniz herhangi bir yerde çalışabilir.

 

Bir sonraki ana başlık, E-2 vizeleri konusunda gerçekten önemli bir husus: Yatırımınız marjinal olmamalı. Bu, E-2 vizesi başvurularının reddedilmesinin en önemli nedenlerinden biri. Şu anlama geliyor: Kendiniz ve ailenizi geçindirmek için gerekli olan gelirden fazlasını kazanıyor olmalısınız. Bunun ne anlama geldiğini bilmenin gerçek bir yolu yok, yani bir tanımı bulunmuyor. Ama gördüğünüz zaman anlayacaksınız. Eğer bir işletme sahibi olacaksanız ve yıllık 15-20 bin dolarlık bir gelir öngördüyseniz, muhtemelen E-2 vizesi alamazsınız çünkü bu siz ve aileniz için gerekli gelirden daha fazlasını sağlamıyor. İşiniz, sizi geçindirmek için gerekli gelirden fazlasını üretiyor olmalı. Franchise satın aldığınız zaman, mali öngörüler, franchise’ın büyümesine dair öngörüler ve benzeri bilgiler elinizde oluyor. Franchise veren şirket size diğer franchise’ların performanslarına dair geçmiş bilgileri sağlayacak ve siz de tüm bu bilgileri konsolosluk görevlisine sunacaksınız.

 

Yatırımınızın marjinalden fazla olduğunu kanıtlamanın bir başka yolu da, işletmenin beş yıl içinde topluma önemli bir ekonomik katkı yapma gücüne sahip olmasıdır. Ama yine de, eğer işletmenin sizi ve ailenizi geçindirmek için gerekli gelirden fazlasını yarattığını gösterirseniz, başvurunuzun kabul edilme şansı daha yüksek olacaktır. Bu nedenle her E-2 vize başvurusuna, beş yıllık finansal öngörüleri içeren bir iş planı da dahil edilmelidir. Hukuk büromuz E-2 vizesi başvurusu için iş planı hazırlayan biriyle yakın bir şekilde çalışıyor. İş planı, franchise’ınızdan, işletmenizi işletmek ve büyütmek için neler yapacağınızdan bahseder. Maaşınızdan, mali öngörülerinizden, işinizin nasıl büyüyeceğinden ve benzeri şeyler bahseder. Yani E-2 vizesi başvurusunun en önemli kısmı iş planıdır diyebilirim.

 

Başlangıçta Amerikalı çalışanlar işe almak zorunda değilsiniz. Ancak çalışanlarınız ve bir personel artışı tahmininiz olması gerekli. Bu, E-2 vizesi başvurusunda büyük bir önem taşıyor; Amerikalı çalışanları işe almaya yönelik bir plan, işletmenin marjinal bir gelirden fazlasını üreteceğini gösterecektir. Konsolosluk görevlileri iş planınızı, işletmenizin büyüyeceğini, Amerikalı çalışanları işe alacağınızı görmek istiyorlar. Eğer personel istihdam etmeye ve işletmeyi büyütmeye yönelik planlarınız yoksa, muhtemelen vize alamazsınız. Bu Trump yönetiminin önem verdiği şeylerden biri, “Amerikalıdan Al, Amerikalıları İşe Al” denen bir iç yazışma var. Yani Amerikalı çalışanları işe alacağınızı gösterebilmelisiniz; bu noktada bu, yatırımın marjinalden fazla olacağını göstermek için neredeyse bir zorunluluk. İlk vizenizin süresi boyunca, işletmenin mali kayıtlarını saklamanız iyi olur çünkü vizenizi yeniletmek için geri dönmeniz gerektiğinde, konsolosluk görevlisine onlara verdiğiniz iş planını gerçekten takip ettiğinizi, franchise ilk kurulduğu zaman olduğunuzla aynı noktada olmadığınızı gösterebilirsiniz.

 

Zaten her durumda, bir franchise işi yürütmek için çalışanlara ihtiyaç duyacaksınız; bu genellikle tek başınıza yapabileceğiniz bir şey değil. Bir E-2 yatırımcısı olarak,  işletmenizde çalışmak üzere kendi ülkenizin vatandaşı olan çalışanlar getirebilirsiniz; bu çalışanlar yönetici ya da süpervizör konumunda olmalı veya uzmanlık becerileri denen becerilere sahip olmalı. Bunlar genellikle kısa vadeli uzmanlık becerileri oluyor. Eğer tüm çalışanları kendi ülkenizden getirmeyi ve Amerikalı çalışanlar işe almamayı düşünüyorsanız, bu konsolosluk görevlilerinin çok hoşuna gitmeyecektir. Gerekli olduğu takdirde kendi milletinizden çalışanlar getirmeniz kesinlikle mümkün ama aynı zamanda ABD vatandaşı işçiler de istihdam etmeyi aklınızdan çıkarmamalısınız.  Şimdi E-2 vizesine başvurmanın lojistik yanlarına bakalım. E-2 vizesi ve buna bağlı herhangi bir vize için, yurt dışındaki ABD Büyükelçiliği’ne başvurmanızı tavsiye ederim. Vizeye yurt dışındaki elçiliklerden ya da başka bir statü ile zaten ABD’deyseniz burada başvurabilirsiniz fakat tavsiyem yurt dışındaki elçiliğe başvurmanız yönünde. En iyisi kendi ülkenizden başvurmak olacaktır ama illa kendi ülkenizden başvurmak zorunda değilsiniz. Örneğin İngiliz vatandaşı bir müşterim vardı ve İngiltere’de vize mülakatına girmek için beklemesi gereken süre onun istediğinden daha uzundu. O da Belçika’ya gidip vize başvurusunu orada yaptı. Sorun olmadı.

 

Prosedür ve işlem süresi elçiliklere göre değişiyor ama işlemler genellikle birkaç hafta sürüyor ve her elçiliğin E-2 vizesine başvurmak için kendi prosedürü var: istedikleri belgeler, bu belgeleri isteme sıraları, başvurunuzu onlara nasıl ulaştıracağınız gibi şeyler. Bunların hepsi elçiliğin internet sitesinde belirlidir. Normalde mülakata gitmeden önce E-2 vizesi başvurusuyla ilgili tüm belgeleri büyükelçiliğe gönderirsiniz; böylece siz gelmeden önce belgeleri inceleme fırsatları olur. Mülakata gideceklere temelde iki tavsiyem oluyor. İlk olarak, her zaman bütünüyle dürüst olun. İkincisi, başvurunuza dair ayrıntıları bilin. Mülakata girdiğinizde işletme, franchise ve iş planı hakkındaki her şeyi ayrıntılı olarak biliyor olmalısınız. Vize başvurusunu ABD’de de yapabilirsiniz ama bu meseleyi etkileyen pek çok husus var. Trump yönetimi 90 gün kuralı denilen yeni bir kural getirdi; Amerika Birleşik Devletleri’ne belirli bir statü ile giriş yaptığınızda, girişinizden itibaren 90 gün içinde bu statüye aykırı herhangi bir şey yapmamalısınız. Yani örneğin ABD’ye ziyaretçi olarak geldiyseniz, statünüzü değiştirmek için başvuru yapmadan önce 90 gün beklemenizi tavsiye ederim. Ayrıca ABD’de başvuru yapmak için önce buraya seyahat etmeniz gerekiyorsa, zaten vize almak için ABD Büyükelçiliği’ne başvurmanız gerekecek.

 

Bu yüzden E-2 vize başvurusunu ABD Büyükelçiliği’nde yapmak çok daha mantıklı olacaktır. ABD’de statünüzü değiştirmek için başvuruda bulunmaya çalışırsanız, pek çok sorunla karşılaşabilirsiniz. Dediğim gibi, burada başvuru yapmak da mümkün ve karar müşteriye kalmış bir şey ama tavsiyem, elçilikte başvuru yapmanız. Eğer ABD’de başvuru yapacaksanız, ayrıcalıklı işlem denen yöntemi kullanabilirsiniz; böylece başvuru sonucunuza 15 gün veya daha az sürede karar verilir. Eğer ABD’de başvuracaksanız bunu tavsiye ederim çünkü aksi takdirde bu işlem birkaç ay sürebilir. Hatırlarsanız daha önce vizenin bir seyahat yolu olduğunu söylemiştim, ABD’deki statünüz ise I-94 kartı ile belirlenir. ABD’ye her girişinizde, I-94 kartınıza yeni bir iki yıllık statü verilir. Yani sık seyahat ediyorsanız ve beş yıllık çok girişli vizeniz varsa, vizeniz bitene kadar ABD’ye her geldiğinizde yeni bir iki yıllık statü alırsınız; sonrasında ise yeni bir vize başvurusunda bulunmalısınız.

 

Yani durumunuzu takip etmelisiniz, I-94 kartının süresinin dolmasına asla izin vermemelisiniz. Süreyi uzatmak için ABD Büyükelçiliği’ne başvurabilir ya da vizeye ihtiyacınız yoksa, statünüzü iki yıl daha uzatmak için ABD içinde başvuruda bulunabilirsiniz. Potansiyel işletmenizi incelemek için önceden ABD’yi ziyaret etmenizde hiçbir sakınca yok. ABD’ye ziyaretçi olarak gelebilir, franchise’ınız için yer bakabilir, mümkünse franchise veren şirketle görüşebilirsiniz. Gelip işletmenizi araştırmanızın hiçbir sakıncası yok. E-2 vizesi başvurunuz reddedilirse temyize başvuramazsınız ama tekrar başvuruda bulunabilirsiniz. Yani eğer konsolosluk görevlisi “İş planınızı yeterince detaylı bulmadım” ya da “Franchise’ın finansmanı hakkında daha fazla bilgi istiyorum” dediyse, başvurunuzu konsolosluk görevlisinin istediği bilgilerle yeniden yapabilirsiniz.

 

Temelde E-2 vizesi alma sürecinde size yardımcı olacak dört uzman bulunmakta. İlki franchise bulmanıza yardım edecek olan Visa Franchise. İkincisi, bir şirket avukatı. Şirket avukatı, franchise’ı satın almak için ABD’de kuracağınız şirket konusunda size yardımcı olacak. Bu şirket bir limited şirketi olabilir, S-şirket olarak kurulabilir; bu tamamen yaşayacağınız eyalete ve işletmenin mahiyetine bağlı ve şirket avukatları işte bu tür konularda yardımcı oluyorlar. Sonra şirket avukatınız franchise anlaşmasını inceleyecek ve yatırım fonu için yediemin sözleşmesinin taslağını hazırlayacak. Ardından bir göçmenlik avukatına ihtiyacınız olacak. Benim rolüm, Amerikan futbolundaki oyun kurucunun rolüne benzer. Visa Franchise ile, şirket avukatıyla, iş planı hazırlayan uzmanla işbirliği yaparım. Her işinizin düzgün bir şekilde halledilmesini sağlarım. Sonra ihtiyacınız olan belgeler konusunda tavsiyede bulunur, iş planınız ve başvurunuzu nasıl sunacağınız konusunda size rehberlik eder, son olarak da tüm başvuru paketini ve destekleyici belgeleri tasarlayıp elçiliğe gönderirim.

 

İhtiyacınız olan dördüncü profesyonel ise, iş planı yazarıdır. Biz normalde JDC Danışmanlık şirketi ile çalışıyoruz. Onlarla uzun yıllardır çalışıyorum ve iş planı oluşturma konusunda harika olduklarını düşünüyorum. Böylece E-2 sürecine genel olarak bakmış olduk. Web sitemin adresi: click4immigration.com. Bu sitede beni hakkımda daha fazla bilgi bulabilirsiniz. E-posta adresim de sitede bulunuyor: bgetson@getsonimmigration.com. E-2 vizesi hakkında yasal sorularınız varsa, beni aramaktan ya da e-posta yollamaktan çekinmeyin. Şimdi sözü tekrar Elizabeth’e bırakıyorum.

Patrick: Merhaba, ben Patrick Findaro. Visa Franchise’ın iş geliştirme müdürüyüm. Brian ve Elizabeth’e bugünkü sunumu başlattıkları için tekrar teşekkürler. Brian yatırımcı vizelerinden bahsetti ve müşterilerimizin çoğunun başvurduğu E-2 vizesine odaklandı. Şimdi biraz da Visa Franchise’dan, ABD’deki franchise olanaklarından ve neden yabancı müşterilerimizin çoğu için en iyi fırsatın franchise’lara yatırım yapmak olduğunu düşündüğümüzden bahsedelim. Sonra da işletmeleri değerlendirme kriterlerinden, uyguladığımız süreçten ve çalışma şeklimizden konuşacağız.

Öncelikle, biraz Visa Franchise’dan bahsedelim. Merkezimiz Miami, Florida’da ve Amerika ve Latin Amerika’nın yanı sıra Türkiye’de de ofislerimiz var. Müşterilerimize güvenle sunduğumuz 90’a yakın franchise içeren bir portföyümüz var. 1200 kadar farklı franchise’ı incelemiş bulunmaktayız; bu franchise tebliğ  belgesini ve franchise anlaşmasını gözden geçirmeyi içeren bir süreç. Bugüne kadar 35 farklı ülkeden müşterilere tavsiyelerde bulunduk ve ekibimiz Portekizce, İspanyolca, Türkçe ve Kantonca hizmet veriyor. Ekibimizin finansal piyasalarda büyük bir deneyimi var. Ben JP Morgan’da ve franchise yatırımları yapan küçük bir fonda çalıştım. Kardeşim ve iş ortağım Jack Findaro, Burger King’in ana şirketi ve Tim Horton’s ve [duyulmuyor 00:01:40] sahibi olan Restaurant Brands International’da çalıştı.

Yani finans alanında ve franchise sektöründe köklü bir deneyime sahibiz ve bu yaptığımız yegane iş için son derece faydalı oluyor: yatırımcı vizesi almak için uygu franchise’ları bulmak ve analiz etmek. Geri kalan kısım için en iyi göçmenlik ve şirket avukatlarıyla çalışıyoruz [duyulmuyor 00:02:00]. Bu da müşterilerimize bir franchise’a yatırım yapma sürecinde ve yatırımcı vizesi almakta yardımcı olan bir durum.

Dediğim gibi, dünyanın her yerinden, [duyulmuyor 00:02:15] milletten müşterilerimiz var.

Peki neden müşterilerimize bir franchise’a yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz? Franchise’lar ABD’de kendini kanıtlamış olan, yerleşik bir iş modeli ve arkanızda franchise veren şirketin desteği olacak. Varolan işletmelerin ise belirli bir çekiciliği var çünkü zaten işler vaziyetteler ve daha büyük bir müşteri tabanına sahip oluyorsunuz. Ancak kendinize işleri iyi giden bir işletmeyi kimin satmak isteyeceğini sormalısınız. İşletmeyi satanın birden çok kişi tarafından paylaşılan kârı ne kadar olacak? Birçok müşterimiz bize gelip “Biliyor musunuz, bir işletme buldum” diyor. Bu çok uygun bir fiyata satılan mevcut bir franchise olabilir. Bir buçuk, iki kat kârla satılıyor. Eğer biri, bir işletmeyi bu şekilde, nispeten düşük bir değerde satıyorsa, genellikle orada bir sorun vardır. Bazı rakamları manipüle ediyor olabilirler ya da ortada bilmediğiniz bir durum olabilir. İşletmeyle ilgili ayrıntılı durum tespiti gerçekleştirmek için mutlaka adli bir muhasebeci işe almalısınız.

Yeni işletmelere gelince, Avrupa’dan ve Latin Amerika’dan müşterilerimizin ya da şirketlerin Florida’da yeni işletmeler kurduğunu sık sık görüyoruz. Bunlar bazen iş yapıyor, bazen de yapmıyor. Konseptlerini yurt dışından ABD’ye getirmek için milyonlarca dolar harcıyor ve sonra Amerikalı tüketicilere uyum sağlamakta başarısız oluyorlar. Tedarik zinciri ve benzeri konular da var. Ayrıca Kaliforniya’da pek çok Asya şirketinin ABD’ye gelip sonra buradaki operasyonlarını sonlandırmak zorunda kaldığına tanık oluyoruz. Bu anlamda yeni bir işletme kurmak kesinlikle daha girişimci bir hareket ve potansiyel olarak daha yüksek bir getirisi olabilir. Ancak dünyanın en rekabetçi ve en büyük pazarına giriyor olacaksınız. Yani genel olarak, burada kurulmuş olan ve 5,10, 15 yıldır işleyen bir şirketin franchise’ını almak ve Amerika’da o işi yapan ilk kişi olmamak daha iyi olacaktır.

Neden franchise’ları tavsiye ettiğimize dönelim. Çünkü eğitim alacaksınız, yeri seçebileceksiniz, geliştirme, açılış, tedarikçilerle ilişkiler ve pazarlama konusunda operasyonel desteğe sahip olacaksınız. İşletmenizi genişletmek kolay olacak. Birden çok şube açabilirsiniz. Tanınmış bir markanın yerleşmiş iş modeline sahip olacaksınız.

Franchise sektörü son birkaç yılda epey büyüdü. ABD’de franchise ve lisans veren 5 binden fazla marka ve 8,1 milyon kişiye iş sağlayan yaklaşık 800 bin şube var. Pek çok kişi franchise’ların gıdayla ilgili olduğunu düşünüyor ama bu yarı yarıya doğru. Bugün bahsedeceğimiz üzere, müşterilerimizin yatırım yaptığı başka birçok franchise var.

Burada ABD’ye taşınan müşterilerimizin yatırım yaptığı başlıca pazarları görüyorsunuz. Bunlar büyüme açısından illa ki en iyi pazarlar olmayabilir ama elimizde Kaliforniya, Teksas ve Florida’ya ait büyüme istatistikleri var. Büyüme oranın tek haneli ve düşük olduğunu görüyorsunuz. İstihdam ise her yerde artıyor. Bazı rakamların diğerlerine göre daha çok arttığını görebilirsiniz.

Franchise ararken, birkaç farklı seçeneğiniz var. Müşterilerimizin çoğu bağımsız bir araştırma yaparak işe başlıyor ama kısa sürede bunalıyorlar ve hevesleri kırılıyor çünkü örneğin baktıkları ilk 5, 10 franchise yabancı uyruklu kişilerin franchise almasına izin vermiyor. Zaten yeşil kart ya da ABD vatandaşlığına sahip olmanızı şart koşuyorlar. Bazı müşterilerimiz franchise brokerları (aracıları) ile konuşuyor. Bu kişiler genellikle sadece franchise veren şirketlerden ücret alıyor ve size satmaya çalışacakları 400 kadar franchise olabiliyor. Ücretlerini ise ancak işlem gerçekleştikten sonra franchise şirketinden alıyorlar. Son olarak da biz varız ve bizimle çok daha fazla seçeneğe sahip oluyorsunuz. Biz herhangi bir franchise ile birlikte çalışabilir ya da istediğiniz franchise’ı analiz edebiliriz. Ya da daha önce bahsettiğim gibi  [duyulmuyor 00:06:35]

Franchise’ları analiz ederken ilk baktığımız şey, karlılık. Sürekli ve yenilenebilir gelir görmek istiyoruz. Bu mesela müşterilerinizin bir kısmının her dört ya da altı haftada bir gelmeye devam ettiği bir berber ya da güzellik salonu olabilir. Ayrıca kâr marjı yüksek işletmeler arıyoruz, örneğin berber %50 [duyulmuyor 00:07:08] ve franchise da yaklaşık %50 oranında sabit kalabilir. Bu kâr bölümüdür. Yönetim ekibi de çok önemli. Nasıl bir franchise’dan bahsediyoruz ve arkalarında kim var? Size nasıl destek olacaklar. Sektör ve marka büyümesine gelince, dondurulmuş yoğurt, otomotivle ilgili bayilikler, benzin istasyonları gibi düşüşte olan birçok endüstri var; müşterilerimize bu sektörlere yatırım yapmalarını tavsiye etmeyiz. Bölgenin uygunluğu: Müşterilerimizin çoğu Güney Kaliforniya ya da Güney Florida’da yaşamak istiyor ve çoğu zaman, franchise veren pek çok şirket bu bölgelerde mevcut olmuyor. Belirli bir marka için var olan franchise’lar tüm bölgedeki kârınızı etkiliyor [duyulmuyor 00:07:56]. Son olarak da yabancı uyruklu kişileri kabul etmeleri gerekiyor. Araştırmalarımıza göre franchise’ların yaklaşık %30’u yabancılara franchise vermiyor. Bu şirketlerden franchise alabilmek için halihazırda yeşil kartınız ya da ABD vatandaşlığınız olması gerekiyor.

Gıda sektöründeki bazı seçenekler oldukça çekici. Yine yenilenebilir gelir ve yüksek kâr marjı olan sektörlere bakıyoruz. İtalyan dondurmasının kâr marjı daha yüksek. Kahve sektöründe gelirin yenilenebilirliği daha yüksek ve kâr marjı da yüksek olabilir. Evcil hayvan bakımı, güzellik, temizlik, emlak, eğitim, fitness ve sağlık. Bu konseptlerin çoğu için… Yönetim desteği sağlama konusunda bir soru geldi. Eğer işletmeye 100-150 bin dolar (aslında 200 bin dolardan az herhangi bir miktarda) yatırım yapacaksanız, tam zamanlı bir yönetici çalıştırmak için yeterli kâr marjınız olmayacaktır. Gayrimenkul yönetimi, ticari temizlik ve hatta çoğu zaman, fitness gibi sektörlere yatırım yapan müşterilerimizin, işletmeyi işler hale getirmek için en azından ilk 12-18 ay boyunca haftada 40-50 saat çalışması gerekmekte. Bunun yanı sıra işletme içinden ya da dışından birini, gündelik yönetim konusunda görevlendirebiliyorlar. Ancak 200 bin dolardan az bir yatırımla, sahibi ya da finansal yatırımcısı için her gün işe gitmeden ve tam kapasiteyle işe koyulmadan yeterli bir kar marjı sağlayabilecek bir işletmeye sahip olmak çok zor. Bu yüzden biz yönetim desteği vermesek de, franchise sahiplerine sürekli yönetim desteği sağlayan franchise’lar var.

İşte bazı örnekler. 100 bin dolardan başlayıp 500 bin doların üstüne çıkan örnekler görebilirsiniz. 80-90 bin dolar kadar düşük yatırımlarla vizesi onaylananlar da oldu. Ama genel olarak konsolosluklarda bu tür mülakatlar çok zor oluyor ve meseleye dahil olan herkes için çok daha fazla iş çıkıyor. Oysa daha fazla para, örneğin 200-300 bin dolar yatırmak isterseniz, tüm süreç çok daha kolay olacaktır.

Burada yatırımcı vizesi almak için yatırım sürecini tamamlarken size destek olacak olan Visa Frachise’ı yani franchise danışmanını, vergi danışmanını ve franchise avukatı ya da şirket avukatını görüyoruz.

Bu kısım ise özellikle Visa Franchise’ı ve Brian’ı ilgilendiren kısım. Brian ilk danışmanlık için bir şirket avukatı ya da franchise avukatıyla birlikte çalışacak. Size profilinize uygun bazı endüstri örnekleri gönderebiliriz. Sonra kişiselleştirilmiş franchise ve işletme arama hizmetimizden faydalanacaksınız. İhtiyaçlarınıza uygun en iyi seçenekleri belirlediğimiz bu süreç üç-dört hafta kadar sürer. Sonra size en iyi dört veya beş franchise’ı sunacağız. Buna paralel olarak, avukatlarınız vize başvurusu ve yasal belgeleri hazırlayarak süreci destekliyor olacak. Bu genellikle üç aylık bir süreçtir ancak müşterinin hangi franchise’ı seçeceğine karar vermesinin ne kadar süreceğine de epey bağlıdır.

Dediğim gibi, size en iyi dört veya beş franchise’ı, işletme değerlendirmesini, artıları ve eksileri, analizimizi ve genel incelememizi sunuyoruz. Franchise tebliğ belgesindeki önemli finansal bilgilerin özeti.

Dediğim gibi, size en iyi dört veya beş franchise ile bu franchise’lar için işletme değerlendirmesini, artıları ve eksileri, analizimizi, genel incelememizi ve franchise tebliğ belgesindeki önemli finansal bilgilerin özetini sunuyoruz. Bu, başlangıçtaki tahmini kuruluş maliyetini içeren, federal olarak düzenlenen bir belgedir. Bazen satış rakamları, karlılık gibi bilgiler de içerir. İçinde pek çok yararlı bilgi vardır. Ama dökümanı analiz ederken nelere bakacağınızı bilmiyorsanız, külfetli bir iş olabilir çünkü çoğu zaman 200 sayfadan uzundur. Ardından sizi franchise veren şirketlerle tanıştırıyoruz ve size rehberlik ediyoruz. Ayrıca mutlaka franchise sahipleriyle de konuşmalısınız. Mevcut franchise’lara hangi soruları sormanız gerektiği konusunda size danışmanlık yapıyoruz.

Daha önce dediğim gibi, müşterilerimiz çok çeşitli konseptlere yatırım yaptılar: dondurulmuş tatlılar, berber dükkanları, gayrimenkul yönetimi. Ve işletmelerine bağlı olarak farklı türde vizeler aldılar.

Bir saniye, bir müşterimizden gelen videoyu oynatacağım.

—–

Patrick: Pekala, teşekkürler. Bu Florida’da gayrimenkul yönetimi franchise’ına yatırım yapan ve E-2 yatırımcı vizesini başarıyla alan bir müşterimizden gelen videoydu. Şimdi birkaç sorunun üzerinden geçeceğim ve sonra sözü tekrar Brian’a bırakacağım. Belirttiğim gibi, yönetim desteği konusunda seçenekler mevcut ama genel olarak, bu daha yüksek bir yatırım miktarı ve doğrudan franchise veren şirketle yapılacak ayrı bir anlaşma gerektirecektir. Bir saniye.

Evet, sıkça gelen bir başka soru da “Benim için en iyi franchise hangisi?” oluyor. Bu tamamen profilinize bağlı. İki müşteri asla birbiriyle aynı olmuyor. Son on müşterimizden sekizi, farklı franchise konseptlerine yatırım yaptı diyebilirim. Yani çakışma asgari miktarda. Bu yüzden size en iyi fırsatları sunabilmek için gerçekten kapsamlı bir araştırma yapmalı ve ailenizle ilgili hedefleriniz, kariyer geçmişiniz ve yaşamak istediğiniz yer gibi şeyleri iyice anlamalıyız. Bu ayrıca taşınmak istediğiniz eyalete göre de değişebilir; Kaliforniya’daki endüstri olanakları Teksas, Florida, New York veya Chicago bölgelerinden çok farklı olabilir. Yani gerçekten profilinize ve ayrıca işletmenizin yerine bağlı.

Daha çok vizeyle ilgili bazı sorular olduğu için sözü Brian’a bırakıyorum. Elizabeth  [duyulmuyor 00:18:52].

Brian: Teşekkürler Patrick. İki soru gelmiş. ABD’de yaşamayacağımı, sadece orada bir franchise satın alacağımı ve bu franchise’ı yönetmek için zaman zaman ABD’ye geleceğimi düşünürsek, franchise’ın günlük işleriyle ilgilenmesi için birini işe almam mümkün mü? Sizin şirketiniz bu işi yapıyor mu? Bu sorunun cevabı hayır. E-2 vizesinin amacı, işletmeyi geliştirmek ve yönetmek için ABD’ye gelmenizdir. O yüzden ABD’de yaşayıp işletmede çalışmak yerine sadece zaman zaman gelecekseniz, o zaman işi geliştirip yönetiyor sayılmazsınız.

İkinci soruya geçelim. Ben Arjantinliyim ve Arjantin anlaşması olan ülkelerden. İşyerimi Brezilyalı biriyle birlikte işletmeyi planlıyorum. Aile üyesi değil ve şu anda Brezilya’da yaşıyor. Brezilya’dan birini işe alıp ona sponsor olarak, kendisinin ve ailesinin gelip ABD’deki işletmemde çalışmak için vize almasını sağlayabilir miyim? Bu sorunun cevabı da hayır. Sadece yatırımcı ile aynı milletten çalışanlar işe alabilirsiniz. Yani eğer Arjantinli iseniz, sadece Arjantinli çalışanlar işe alabilirsiniz. Bu yalnızca E-2 için geçerli, EB-5 için değil. EB-5 tamamen farklı bir konu. Daha önce belirttiğim gibi, E-2 vizesi EB-5 vizesi almanızı sağlayabilir.

Anlaşmaya dahil olmayan ülkelerin vatandaşları için seçenekler neler? Bu durumdan duruma değişir. Burada E-2 vizesinden farklı bir durum var; L-1 vizesi olabilir. Diyelim ki kendi ülkenizde bir şirketiniz var. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu şirketin şubesini veya yan kuruluşunu açacaksınız. O zaman bir yönetici veya özel bir tecrübesi olan uzmanlaşmış bir çalışan transfer edebilirsiniz. Bu ABD’de işletmek kurmak isteyen anlaşma dışı ülkelerin vatandaşları tarafından en yaygın olarak kullanılan seçenek. Ayrıca yeşil kart ve ulusal çıkardan feragat gibi yollar da var ama bunlar farklı konular.

Soruları cevapladık. Konuşmamı E-2 vizesi vakalarında görevli memurlar için bazı ikaz işaretlerinin neler olduğunu anlatarak tamamlayacağım. Bu süreçte aklınızda bulundurmanız için listenin üzerinden geçmek istiyorum.

Bir numara: aşırı karmaşık şirket yapısı. Yine, eğer bir franchise alıyorsanız, franchise’ın satın almak için basit bir şirketiniz olmalı.

İki numara: müphem para akışı ve ani mali düzenlemeler. Bildiğiniz gibi, konsolosluk görevlisine franchise’a yatırım yaparken kullandığınız paranın nereden geldiğini gösterebilmelisiniz.

Üç numara: yatırım miktarının çok az olması. Patrick bunu çok iyi anlattı. Yatırım miktarı ne kadar yüksek olursa, iş o kadar az karmaşık olur. Yatırım ne kadar büyükse, E-2 vizesi alma ihtimalinizin de o kadar yüksek olduğunu sürekli belirtiyoruz.

Dört numara: istihdam yaratmama. Yeni işler yaratmanın ve franchise’ınızı büyütmenin peşinde olmalısınız.

Beş numara: mağazanız olmaması. Bildiğiniz gibi, emlak işinde bile olsanız, bir tür kiralık işletme mülküne sahip olmak yararlı olacaktır. Bir franchise dükkanı açacaksanız durum zaten böyle olacak.

Altı numara: E-2 vizenizi yeniletmeye gittiğinizde ilk iş planınızda herhangi bir değişiklik olmaması.

Yedi numara: ABD içerisinde statünüzü değiştiriyorsanız, konsolosluk görevlileri genellikle E-2 vizesi konusunda en iyi kendilerinin karar verebileceğini düşünür. Yani eğer Amerika Birleşik Devletleri’ndeki göçmenlik servisi E statünüzü onaylarsa, vize almanız gerekiyorsa yine de konsolosluğa gitmeniz ve yeni bir başvuruda bulunmanız gerekecek. O yüzden en baştan elçiliğe gitmeniz daha iyi olacaktır.

Sekiz numara: Daha önce ABD’de uzun süre kaldıysanız, sadece ziyaretinizi uzatma peşinde olduğunuzu ve iş sahibi olmakla gerçekten ilgilenmediğinizi düşünebilirler. Örneğin H-1B statüsüyle altı yıl ABD’deydiniz ya da uzun süre burada öğrencilik yaptınız diyelim, şimdi sadece ABD’de kalmaya çalıştığınızı söyleyebilirler. Bu kesinlikle E-2 yatırımcısı olmanızı engellemez ama bu koşullarda işletmenizin meşruiyetini kanıtlamanız gerekecektir.

Bir soru daha var. Anlaşmaya dahil ülkelerden bir şahsın, anlaşma dışı ülkelerden birinin vatandaşı olan bir ortağı varsa, sadece anlaşma ülkesi vatandaşı E-2 vizesi almak için uygundur. Evet, bu doğru. E-2 vizesine başvurmak için, anlaşma ülkelerinden birinin vatandaşı olmalısınız.

Pekala, herkese teşekkürler. Sözü tekrar Patrick’e bırakıyorum.

Elizabeth: Pekala, çok teşekkürler Brian. Başka herhangi bir sorunuz varsa, info@visafranchise.com adresine mail yollamaktan çekinmeyin. Şimdi bu kaydı YouTube kanalımıza koyacağız ve sunumlarla beraber bu web seminerine katılan herkese göndereceğiz. Başka sorularınız varsa ve danışma görüşmesi yapmak istiyorsanız, lütfen info@visafranchise.com adresinden bize bildirin. Herkese semineri izlediği için çok teşekkür ederim. Bugün burada olmak için zaman ayıran ve bizlerle E-2 vizesi ile yatırımcı vizeleri hakkında birçok bilgi paylaşan Brian’a da çok teşekkürler. Herkese teşekkürler ve iyi günler.

Hakkımızda

Vize Bayilik özel hedeflerine uygun en iyi yatırım fırsatlarını belirlemek ve analiz etmek için yatırımcıları önerir.

Biz E-2 vizesi için hak yabancı uyruklu, L-1 veya EB-5 danışmanları güvenilen ve 150.000 $ minimum yatırım miktarı ile, ABD Franchise sahibi olmak istiyorum.

Devamını oku

Investor Visa Update: E2 and EB5 Visa Options

Thursday, February 3 – 11 am LA | 2 pm NY | 7 pm London