EB-5 Vizesi: İş Rakamlarda Bitiyor

EB-5 Vizesi: İş Rakamlarda Bitiyor

0 Paylaşımlar

H. Ronald Klasko

Şu anda olanlar, bildiklerimizin dışında gelişiyor. EB-5, en azından bildiğimiz kadarıyla, çok önemli bir noktaya vardı. Önümüzdeki aylarda alınacak ya da alınmayacak karar, büyük olasılıkla programın geleceğinin öncülüğünü yapacak.

Ulusal Güvenlik Bakanlığı Ombudsmanlık Bürosu, günümüzde EB-5 programına yatırım yapacak olan Çinli yatırımcıların bekleme listelerinin kotasının büyük ihtimalle 10 yılı aşacağını doğrulayan bir raporu yaklaşık bir ay önce sunmasıyla biri dizi değişim de beraberinde geldi. Çin’de, önceden yapılan 3-4 senelik tahminlerin olağan dışı derecede iyimser olduğu söylentisi halihazırda dolaşıyorduysa da on yılı aşan bir bekleme süresini doğrulayan (sorunu çözmek için herhangi bir şey yapılmama olasılığını artıracak şekilde) ve ABD Hükümeti tasdikli resmi bir belge, Çin EB-5 pazarı için dikkatli davranmaya değer bir geleceğe işaret ediyor.

Evet, eğer ki bölgesel merkezler; Hindistan, Vietnam, Dubai, Brezilya ve diğer alternatif pazarlara odaklanırsa EB-5 programı ayakta durabilir. Fakat EB-5 sermaye artışları (ve bu sermaye artışlarıyla gelen istihdamın büyüklüğü) hatırı sayılır derecede düşük miktarlarda olacaktır. Halihazırda pazardaki EB-5 projelerinin, başarılı olmak için ihtiyaç duydukları büyük sermaye artışları elde edebilme olasılıkları çok büyük ihtimal zora girecektir.

Felaket tellallığı olmak dışında, bu blog yazısının amacı nedir? Bu yazı, EB-5’in geleceği için çalışan herkes için bir “silahlanma” çağrısıdır. Eğer bu konu ile ilgileniyorsanız, yarın sizin için çok geç olabilir.

Rakamlar sorunun çözümü için yönetmelik çözümlerini size listelemeden önce, neden bütün yönetmeliklerde bekleme listesi sorunun çözülmesi gerektiğini açıklayacak çeşitli kamu düzenine ilişkin sebeplerden bahsetmenin önemli olacağı kanısındayım.

Kongre ve USCIS, EB-5 programının bir pasif yatırım programı amaçlı değil, yatırımcının “yönetime müdahil” olmasını gerektiren bir program olduğu konusunda açık ve netler. Peki kişi 10 seneyi aşkın bir süre boyunca (EB-5 parasını alıp iş imkânı sağlayan projeler sonlandıktan çok sonraya kadar) ABD’ye gelemeyecekse, bir yatırım şirketinin yönetimine nasıl müdahil olabilecek? Bölgesel merkez EB-5 yatırımcıları için bu bir problemken, doğrudan EB-5 yatırımı yapanlar için tamamen imkânsızdır.

Bununla beraber USCIS, koşullu olarak ikamet eden olarak kabul edildikten sonra yatırımın risk altında tutulması gerektiği süreyi iki sene olarak belirlemiştir. Çinli yatırımcılar için bu, eğer Ombudsman’ın dediği doğruysa, yatırımın 12 seneden fazla tutulması gerektiğine işaret ediyor. Yatırım süresinin böylesine uzaması, kanunsuzluk ve suistimale fırsat kapısı açar ve bu da başarısız ya da sahte projelerinin sayıca artmasıyla sonuçlanır. Bu da dürüstlük ve açıklık provizyonları uygulayarak bu tarz olumsuz sonuçlara karşı programı korumaya çalışan kongrenin çabalarını bariz bir şekilde sekteye uğratır.

Son olarak, 10 yılı aşan bir bekleme listesi olduğunda yatırımcı, zorunlu idame sürecini bitirmeden neredeyse her proje tamamlanmış ve her kredisini çoktan ödemiş olur. Yani neredeyse her durumda yatırımcının fonlarının, başka bir projeye aktarılması gerekir. Kamu politikası ve yatırımcı koruması çerçevelerinde, bu iyi bir sonuç teşkil etmez. Biz, yatırımcıların yatırımlarını yapmadan önce durum tespit yapmalarını isteriz fakat yatırımcıların, ileride eninde sonunda paralarının aktarılacağı ne olduğu belirsiz bir proje üzerinde durum tespit yapma olasılıkları yoktur.

Bu ve diğer sebeplerden ötürü, savunma önceliklerimizi yeniden belirleme vaktimiz geldi. Aslında ben, yönetmelik önceliklerimizin en önemlisinin, bölgesel merkez EB-5 programının uzun vadeli bir uzantısı olarak EB-5 yatırımcıları için uygun göçmen vizesi sayısını önemli miktarda artırmak olduğunu düşünüyorum. Bu hedefe ulaşmak için neredeyse diğer tüm konularda esnek olmamız gerektiğine inanıyorum. Her ne kadar şu anki EB-5 yasa tasarılarında beğenmediğim şeylerin bir listesini çıkarmada ya da eklenmesini istediğim provizyonları içeren bir dilek listesi oluşturmada bir sorunum olmasa da bence programa ağır zararlar verecek sadece iki unsur olduğuna inanıyorum:

  • Önceden I-526 başvurularında bulunmuş yatırımcılar için yatırım miktarları ya da diğer önemli gereksinimlerde önceden yapılanların dikkate alınmaması ve
  • Yatırımcılar projelere yatırım yapmadan ya da I-526 başvurularında bulunmadan önce herhangi bir örnek teşkil eden kabul edilmiş bir başvuruya gereksinim olmama olasılığı

Herhangi bir göçmen kategorisindeki rakamları artırmanın beraberinde getirdiği politik sıkıntılarının gayet farkındayım. Aynı zamanda, her ne kadar birçok sorun, uzlaşma ile çözüme kavuşturulsa da oldukça zorlu yollardan geçileceğinin de farkındayım. Yine de bu yollardan geçilmesi gerektiği taraftarıyım çünkü sorunlar öteki türlü kendi kendiliğinden çözüme ulaşmayacak. Eğer yönetmelik, EB-5 programını genişletecek ama rakamlar bağlamında herhangi bir rahatlatma yaşatmayacaksa, bu sorunun yakın bir gelecekte tekrardan gündeme gelmesi çok ama çok düşüktür. En basitiyle, ya şimdi sorunu halledeceğiz ya da uzun bir süre bu böyle kalacak.

Bu sorunun üstesinden gelmenin birçok yolu var. Aşağıda, az çok olurluklarına göre sıralanmış birkaç olasılığı görebilirsiniz:

  1. 10.000’lik EB-5 rakamının 10.000 aile üyesine değil, yatırımcıya tekabül ettiğini net bir şekilde yönetmelikte dile getirilmesi. Bu, halihazırda Senatör Cornyn tarafından sunulan yasa tasarısında olduğu için en uygun alternatiftir. Bu bağlamda, ben dahil bir kısım avukatın, hem şimdiki yönetmelikte dile getirilenin hem de yönetmelik geçmişinin, 10.000 yatırımcıya tekabül edecek şekilde yorumlanabileceğine inandığını altını çizmek gerekir. Aynı sonuca ulaşmanın bir diğer yolu da Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu’nda Kısım 203(b)(5)’inin içeriğinin 10.000 sayısının yatırımcılara tekabül ettiğini belirtecek şekilde teknik bir değişiklik gerçekleştirilmesi olabilir.
  1. Çeşitlilik bazlı vize lotosunun miktarını azaltmak ya da onu tamamen kaldırmak. Göçmenlik vizelerinin yıllık yaklaşık 50.000 kadarı, coğrafi çeşitlilik baz alınıp, herhangi bir beceri ya da aile bağına bakmaksızın loto ile dağıtılıyor. Her ne kadar bu programın önde gelen savunucuları olduğunun tamamen farkında olsam da Meclis’in daha fazla göçmen almak istemediğini göz önünde bulundurduğumuzda bu, en iyi çözüm olabilir. Çeşitlilik bazlı göçmenlik rakamları; aile kategorileri, Hintli yüksek teknoloji ve ulusal önem arz eden EB-2’ler ve tabii ki Çinli EB-5’ler gibi büyük birikim yaşayan kategorilere dağıtılabilir. Burada konu lotoyu ortadan kaldırmanın iyi olup olmadığı değil. Konu, lotonun, insanların ABD’nin ulusal çıkarı için çalışmalarından, ABD’li işverenlerin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji becerilerine sahip göçmenlerden, ailelerin bir araya gelmesinden ve iş imkânı sağlayan yatırımcılardan daha iyi olup olmadığıdır.
  2. Kullanılmamış, istihdam bazlı göçmenlik rakamlarını yeniden ele almak. Geçtiğimiz yıllarda kullanılmamış 100.000’i aşkın istihdam bazlı göçmen sayısı bulunuyor. Bu sayıların bir kısmı ya da hepsi, yukarıda bahsi geçen kategorilere aktarılabilir. Bu çözümün bir avantajı da geçmişte Meclis tarafından iki kes yapılmış olmasıdır.
  3. Ulusal çıkar olarak addedilecek projelere yatırım yapacak yatırımcılar için “özle göçmen” kategorisi çıkarmak. Herhangi bir göçmen kotasına tabi tutulmayan birkaç tane özel göçmen kategorisi kanunda yer alıyor. En mantıklı ulusal çıkar kategorisi, altyapı yatırımı olarak belirlenebilir. Önemli altyapı geliştirmelerinin ABD vergi mükelleflerinden değil de bu şekilde kaynaklandırılması fikri göz ardı edilmemelidir.

Eğer yukarıdaki seçeneklerden hiçbiri politik bağlamda uygun değilse, Meclis tarafından uygulanabilecek bir diğer alternatif de EB-5 başvuruları kabul edilmiş yabancı uyrukluların, göçmen vizesi kotası için sıralarını beklerken yaptıkları ve kabul edilmiş yatırımlarını ABD’ye gelip, istedikleri kadar süre boyunca idame etmelerini sağlayacak yeni bir vize kategorisi (W vizesi) açmaktır. Normalde bu, iş izni sağlamazken çocukların ABD’de okumasına izin verir. Bu seçeneğin ayrıca bir emsali de vardır. Meclis tarafından, kalıcı ikameti olan kişilerin aile ikinci tercih kotasında sıralarını bekleyen eşlerinin, bu süre sırasında ABD’ye gelmelerini sağlayacak özel bir göçmen-dışı vize kategorisi önceden açılmıştı.

Herhangi bir yönetmeliksel çözümün olamadığı pek elim bir senaryo durumunda ise kalan tek seçenek, dava açmaktır. Yasa tasarısında öne sürülebilecek ve mevcut kanunun hatalı bir şekilde yorumlandığına dair en az iki farklı hukuki iddia verilebilir. Bu iddialardan biri, şu anki Kısım 203(b)(5)’in, senelik 10.000 yatırımcının göçünü düşünecek şekilde okunması gerektiğidir. Diğeri de Kısım 203(d)’nin farklı bir yorumlanması olup her türlü göçmen kategorisi için uygulanmakla beraber, genel vize sayısına, bağımlı aile bireylerini dahil etmemektir. Her ne kadar iki argümanın da sağlam yasal dayanağı olduğunu düşünsem de herhangi bir davada başarılı olma şansının en iyi olasılıkla bir hayli spekülatif kalacağına inanıyorum çünkü genelde federal mahkemeler, bir yönetici mevkiinde uzun süre çalışmış olmayı önemli görürler. Yine de her ne kadar başarı olasılıkları %15-20 arasında gidiyorsa da (ki bu bence ihtiyatla yapılmış bir tahmin) kayıp riski olmadan %15-20 ihtimal turnayı gözünden vurma fikri bana o kadar da kötü gelmiyor.

Ama ilk olarak… yönetmeliksel çözümlere odaklanalım.

Hakkımızda

Vize Bayilik özel hedeflerine uygun en iyi yatırım fırsatlarını belirlemek ve analiz etmek için yatırımcıları önerir.

Biz E-2 vizesi için hak yabancı uyruklu, L-1 veya EB-5 danışmanları güvenilen ve 150.000 $ minimum yatırım miktarı ile, ABD Franchise sahibi olmak istiyorum.

Devamını oku

No Comments

Post A Comment

Looking for a Real Estate Franchise? How About One with 10+ E2 Visa Approvals?

Register and ask your question LIVE to the founder of IPG Florida

Friday, December 4 – 11 AM PT / 2 PM ET / 7PM UK Time